Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım.... demek lazım mı? hızına yetişmek gerçekten mümkün olmuyor... hele de belli bir yaştan sonra... hele de çocuğunuz olduktan sonra... günler günlerin, haftalar haftaların, yıllar yılların peşi sıra koşuyor sanki... öyle çok şey oldu ki bu sene de...

Gezmelerle başladı yeniyıl... güzel değişik yerleri görerek... Gölköy'e ilk kez gittik... arkadaş gurubumuzla çok eğlenceli bir kaçamak oldu... Sonra da komşu kapı yaptığımız Akçakoca seyahatleri...

Ardından Tanerlerin yanına Bartın-Kurucaşile'ye gittik... Amasra'nın yeri bir başka olmasına rağmen burası da Karadeniz'in yeşilin ve denizin doyulmaz görüntüleriyle küçücük bir kasaba... öyle huzurlu öyle güzeldi ki... Bu yıl da bol bol balık yedik...:) hakkını verdik doğrusu... :)

Ama bir kaç aya kalmadı, beni en çok üzen babacığımın hastalığının tekrarlaması ve o büyük ameliyatı geçirmesi oldu... artık konuşamasa da başımızıda dağ gibi ve sağlığına kavuşmuş olması bizim için büyük mutluluk... son çekilen pet ct de kanserli hücre görünmüyor, dediler... kontrollerini de 3 ay da bire çıkardılar çok şükür...
Bir tanecik kuzumuz sünnet oldu... nice güzel günlerini görelim inşallah.... yaptıralım mı yaptırmayalım mı derken, babamın da isteğiyle, yaptırdık... olduda bitti maşallah... :))) arkadaşlarının da sünnetlerini yaptık, güzel günlerinde yanlarında olduk... tabiii onlar da bizim yanımızdalardı...

Kısa bir aradan sonra kızkardeşimin, Senoşumun hamilelik haberini aldık... nasıl bir mutluluk... teyze oluyoruuuummm... ailemize minik bir kuzu geliyor... bu ay sonunda Allah'ın izniyle kucağımıza alacağız minnoşumuzu... geri sayım başladı...

Temmuz ayında kardeşimiz Erhan'ın Antakya'daki düğününe doğru cümbür cemaat yola koyulduk... eğlenceli bol kahkahalı bir seyahatin ardından, Esra ile Erhan'da erdi muratlarına... bir yastıkta kocasınlar inşallah...
Ardından bir haftalık Bodrum tatili oğluşumla bana çok iyi geldi... Başak ve Nehir ile birlikte hafızalarımızda yer etti... güzel hatıralarla birlikte... babalar iki gün katılabildiler ama olsun herşey çoook güzeldi...
İşler, güçler, koşturmacalar... hayat telaşı içinde insanların çekememezlikleri, hesapları kitapları ve bunların yanında gönül kırıkları da oldu tabiii... ama hep derim "iyiki unutuyorum" diye...
Unutmak, insanoğlu için bu hayata katlanabilme gücü veriyor... yoksa nasıl dayanılır bu kadar çok yaraya...
Kurban bayramı malum 9 gün olunca, ben de Tamer'im için (ve kuzum için tabiiiii) Side tatili ayarladım... Başaklarla birlikte iki aile inanılmaz huzurlu ve sakin bir tatil geçirdik... çocuklar mutlu bizler mutlu... :)
Yıllar sonra birbirimizi bulduğumuz arkadaşlarım, arkadaşlarımın yeni doğan bebekleri hep yeni umutlar oldu bizim için... yeni tanışsam da, gönüldaş olduğum arkadaşlarım da oldu... ne mutlu ki bana dilimden anlayanlarla birlikteyim...
Gönülden sevmek ve sevilmek başka ne isterki insan...
Gerisi boş gerisi hikayeeee... bir varmışız bir yokmuşuz...
Uzun ömürler hepimize sağlıkla ve tüm sevdiklerimizle inşallah...
sevgilerimleee...