24 Aralık 2013 Salı

Dogum gunu kutlamalarimiz...

Arkadaslariyla Panora' da joyland de harika zaman gecirdiler ;) özgür bir sekilde gezmek, bizden bagimsiz hareket etmek cok hoslarina gidiyor...

Buyuyorlar artik... Anne-baba olmadan "takilmak" deli kanlarinda var ;) iyi insanlar cikar karsilarina Rabbim...

Acilarini gosterme kuzularimizin ❤️






Annesinin kuzusu bu yakışıklı ❤️👩👦❤️


❤️👪❤️ Canimiz oglusumuzu 4 gozle buyutmeyi bize nasip et Allahim 🙏💞🌀

19 Aralık 2013 Perşembe

20.12.2002 karlı bir Cuma sabahı...

20.12.2002 karlı bir Cuma sabahı...
 
Bütün geceyi ığıl ığıl sancılarla geçirip, sabaha karşı artık dayanılmaz ağrıların başladığı Hay'ırlı bir sabah... 

O ilk kalp atışını duyduğumuz gün gibi aydınlıkta bir kayboluş... acemi ve ürkek bir anne adayı Zeynep...

Okyanusta bir damlanın, yeni bir damlayla, yeni bir esmâyla buluşma zamanı o sabah... 

O güzeller güzeli nefesinle buluşma zamanı, o sabah... 

Ağrılar tükenmiş, acılar bitmiş ve hüzün yerini kocaman bir gülümsemeye bırakmıştı seni kucağımıza aldığımızda... 

Evimizin neşesi, gülen yüzlü, güzel yüzlü yavrum... Ekinim...

Seninle geçirdiğimiz her AN öyle değerli ki, binlerce şükür az kalır... seni bize emanet eden Rabbim zamansız ayırmasın inşallah... inan ki HERŞEY SENİNLE GÜZEL oğluşum... herşey seninle anlamlı... 

Ömrün uzun bahtın açık olsun, inşallah kuzucum... 

iyi ki doğdun... 
iyi ki bizim oğluşumuz oldun... 

seni çok ama çok seviyoruz kuzum... 

Tüm kalbimle ❤️





17 Aralık 2013 Salı

AŞKIMA AŞKLA...



Her Gün Seninle



Güzel olan
Her günü seninle tekrar tekrar yaşamak
Erimek yarını olmayan zamanlarda
Durdurmak bir yerde bütün saatleri
Bütün kuralları kırıp parçalamak
Sonra varmak o yerlere
Mevsimlere dur demek
Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara
Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak
Sonra doldurmak ay ışığını kadehlere
Delicesine içmek
Ve unutabilmek her şeyi ansızın
Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin
Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak
Güzel olan
Sevmek seni Tanrılar gibi
Seninle Tanrılaşmak...

Bir gün bu akan sele dur diyeceğim, göreceksin
Ne bu şehir kalacak
Ne bu duygusuz sürü
Bu korkunç kalabalık
Her vapur seni getirecek bana
Bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim
Kapılar sana açılacak
Senin için söylenecek şarkılar
Şiirler senin için yazılacak
Her evde bir resmin
Her meydanda bir heykelin olacak
Ve sen kimi gün bir rüzgar gibi
Kimi gün denizler gibi, bulutlar gibi
Kopup ötelerden, ötelerden
Yalnız bana geleceksin
Bir gün bu akan sele dur diyeceğim göreceksin.

Ben eskimeyen tek güzelliği sende gördüm
Sende buldum erişilmez hazları
Yanında sıyrıldım korkulardan, yalanlardan
Duyguların en ölmezini sende duydum
Susuzluğum dudaklarında dindi
Yalnızlığım ellerinde
Çoğu gün unuttum açlığımı
Sende doydum...

İlk defa seninle bütünlendim, anlıyor musun
Anladım yaşadığımı her nefes alışta
Seninle geçtim bütün zamanlardan
Seninle var oldum
Eridim seninle bir sonsuz çalkanışta.

Boynunda bir yer vardır, ben bilirim
Ne zaman oradan öpsem,
Değişir gözlerinin rengi
Yanar dudakların, terler avuçların
Dökülür kapkara aydınlık gibi
Omuzlarına saçların
Gitgide artar kalbinin vuruşları
Bir musiki halinde dünyamı doldurur
Ansızın bütün sesler kesilir
Zaman durur
Bir baş dönmesi başlar o en yükseklerde
Her gün seninle yeniden var oluruz
Eriyip kaybolduğumuz yerde...

Sesini duymadığım gün
Yaşanmış değil
Açan çiçek değil
Öten kuş değil
Yüzünü görmediğim gün
İçimde yıldızlar sönük
Güneşler güneş değil
Seni sevmediğim gün
Seni anmadığım gün
Olacak iş değil...





Her günüm seninle geçsin
O güneşe en yakın
Kimsenin varamayacağı bir dağ başında
Uçsuz bucaksız uzak denizlerde
İnsan ayağı değmemiş ormanlarda
Uzaklarda, en uzaklarda
O gemilerin uğramadığı limanlarda
Işığım ol, alınyazım ol benim
Vatanım ol, evim ol
Yeter ki bir ömür boyu benim ol
Her günüm seninle geçsin...

Ümit Yaşar Oğuzcan

Mustafa Ceceli Sordu, Ahmed Hulusi Yanıtladı #13 - Sevmek



"... yani edep, karşındakinin hakkını vernektir. Beni sev diyorsa sev, kaç diyorsa kaç... " (Ahmed Hulusi)

22 Kasım 2013 Cuma

Yıkılmadım ayaktayım...

Merhaba,

Günlerin birbiri ardina dört nala koştugu şu zamAN diliminde, sonbahar yaprağı gibi hissediyorum kendimi... Negatif etkiler de olsa üzerimizde, ani acılarla şok olup sallanıp dursakta bir o yana bir bu yana yine de "yıkılmadık ayaktayız" demeliyiz... Mutlaka!!!

Kendi içimizdeki sonsuz enerjiyi fark ederek, elimizden gelen herşeyi yapıp gerisine tevekkül ederek bu yolu tamamlamalıyız... Mutlaka!!!

Yolunuz açık, cumanız mübarek OL'sun...

Tüm kalbimle ❤️



Not: Fotoğraf Adrasan Koyu'ndaki güzel ve huzurlu bir AN'dan ;)

19 Kasım 2013 Salı

FAZIL SAY İNSAN İNSAN Muhyiddin Abdal-Güvenç Dağüstün Cem Adrian.wmv



insan insan derler idi
insan nedir şimdi bildim
can can deyü söylerlerdi
ben can nedir şimdi bildim
kendisinde buldu bulan
bulmadı taşrada kalan
canların kalbinde olan
inanç nedir şimdi bildim
bir kılı kırk yardıkları
birin köprü kurdukları
erenler gösterdikleri
erkan nedir şimdi bildim
muhyiddin der hak kadir
görünür herşeyde hazır
ayan nedir pinhan nedir
nişan nedir şimdi bildim...

23 Ekim 2013 Çarşamba

Bakara suresinden güzel ayetler...

62-) İnnelleziyne amenû velleziyne Hâdû venNesara vesSabiiyne men amene Billâhi velyevmil'ahiri ve amile salihan, felehum ecruhum 'ınde Rabbihim ve lâ havfün aleyhim ve lâ hum yahzenûn;
(Gizli şirk içinde olsalar bile {Yusuf: 106}) iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabiiler (yıldızların tanrı olduğuna inanıp onlara tapanlar) arasından; nefslerinin Allâh Esmâ'sından meydana geldiğine ve gelecekte yaşanacak sürece iman edenler ve bunun gereği kendilerini selâmete çıkaran çalışmalara devam edenler, Rablerinin (Esmâ bileşimlerinin) indînde ecre (bunun getirisi olan kuvvelere) kavuşurlar. Onlar için ne korkulacak bir şey kalır ne de onları üzecek bir olay!

107-) Elem ta'lem ennAllâhe leHÛ mülküsSemavati vel Ard* ve mâ leküm min dûnillâhi min veliyyin ve lâ nasıyr;
Bilmez misin, semâlar ve arz (şuur ve madde - beden boyutu) Allâh'ın mülküdür (her an dilediği gibi tasarruf etmektedir, tamamında)... Sizin için Allâh dûnunda ne bir dost ne de bir yardımcı olmaz!

136-) Kulû âmennâ Billâhi ve ma ünzile ileyna ve ma ünzile ila İbrahiyme ve İsmaıyle ve İshaka ve Ya'kube velEsbatı ve ma utiye Musa ve Iysa ve ma utiyen Nebiyyune min Rabbihim* lâ nüferriku beyne ehadin minhüm* ve nahnü leHU müslimun;
Deyin ki: "(Biz tüm varlığın aslı ve hakikati olan) Allâh'a, bize inzâl olana, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve oğullarına inzâl olunana; Musa ve İsa'ya verilenlere; Rablerinden Nebilere verilenlere iman ettik... Onlardan hiçbirini ayırmayız bu yönden. Biz O'na teslim olmuşlardanız!"

152-) Fezkürûniy ezkürküm veşkürûliy ve lâ tekfurûn;
O hâlde beni zikredin (anın - düşünün) ki sizi zikredeyim. Şükredin bana (değerlendirin beni), sakın küfretmeyin (hakikatiniz ve varlığın hakikati olduğumu inkâr etmeyin).

 163-) Ve ilâhüküm İlâh'ün Vâhıd* lâ ilâhe illâ HUverRahmânurRahıym;
İlâh kabul ettiğiniz, Vâhid'dir (TEK'tir, ikincisi olmayan sayılırlıktan berî olan)! Tanrı yoktur, sadece "HÛ" ve Rahmân ur Rahıym'dir (her şeyi kendi rahmetinden, Esmâ'sından meydana getirmiştir).

164-) İnne fiy halkıs Semâvâti vel Ardı vahtilâfilleyli vennehari vel fülkilletiy tecriy fiylbahri Bimâ yenfe'unNâse ve mâ enzelAllâhu mines Semâi min mâin feahya Bihil'Arda ba'de mevtiha ve besse fiyha min külli dâbbetin, ve tasrıyfir riyahı vessehabil müsahhari beynesSemâi vel Ardı le âyâtin li kavmin ya'kılûn;
Şüphesiz ki semâlar ve arzın (gökler ve yeryüzünün - şuur boyutlarının ve bedenin) yaratılışının; gece ile gündüzün (âlemlerin gerçekte yokluğu realitesinin ardından yeniden âlem sûretlerini seyir hâline geçiş) birbiri ardınca gelişinin; insanların yararı için denizde akıp giden gemide (ilâhî ilim denizinde yüzen bireysel şuurda); Allâh'ın semâdan su inzâl edip onunla ölümden sonra arzı diriltmesinde (bilinç katlarından ilim inzâl ederek hakikatine şuuru olmayan bedende "diri" olanın açığa çıkarılmasında) ve onda hareket eden tüm canlıları yaymasında (tüm organlarındaki havl ve kuvvetin Allâh'la meydana gelmesinde); rüzgârları yönlendirmesinde (Esmâ kuvvelerinin bilinçte fark edilmesinde); semâ ile arz arasında emre amade bulutların varlığında (beden boyutunda açığa çıkabilecek kuvvelerin şuurda varlığının oluşumunda), aklı olan topluluk için elbette işaretler vardır.

 183-) Yâ eyyühelleziyne âmenû kütibe aleykümusSıyâmu kemâ kütibe alelleziyne min kabliküm lealleküm tettekun;
Ey iman edenler, SIYAM (oruç - bedenselliği en alt sınıra indirip hakikatine yönelmek) sizden öncekilere olduğu gibi size de hükmoldu. Tâ ki korunasınız!


255-) Allâhu lâ ilâhe illâ HÛ* elHayy'ül Kayyûm* lâ te'huzuHÛ sinetün vela nevm* leHÛ mâ fiys Semâvâti ve mâ fiyl Ard* men zelleziy yeşfe'u 'ındeHÛ illâ Biiznih* ya'lemu ma beyne eydiyhim ve ma halfehüm* ve lâ yuhıytûne Bi şey'in min 'ılmiHİ illâ Bi ma şâ'* vesi'a Kürsiyyühüs Semâvâti vel Ard* ve lâ yeûduhu hıfzuhümâ* ve HUvel Aliyy'ül Azıym;
Allâh O, tanrı yoktur sadece HÛ! Hayy ve Kayyum (yegâne hayat olan ve her şeyi kendi isimlerinin anlamı ile ilminde oluşturan - devam ettiren); O'nda ne uyuklama (âlemlerden bir an için olsun ayrılık), ne de uyku (yaratılmışları kendi hâline bırakıp kendi Zâtî dünyasına çekilme) söz konusudur. Semâlarda ve arzda (âlemlerdeki tümel ilim ve fiiller boyutunda) ne varsa hepsi O'nundur. Nefsinin hakikati olan Esmâ mertebesinden açığa çıkan kuvve olmaksızın (Bi-iznihi) O'nun indînde kim şefaat edebilir... Bilir onların yaşadıkları boyutu ve algılayamadıkları âlemleri... O'nun dilemesi (elvermiş olması) olmadıkça ilminden bir şey ihâta edilemez. Kürsüsü (hükümranlık ve tasarrufu {rubûbiyeti}) semâları ve arzı kapsamıştır. Onları muhafaza etmek O'na ağır gelmez. O Alîy (sınırsız yüce) ve Aziym'dir (sonsuz azamet sahibi).

284-) Lillâhi mâ fiys Semâvâti ve mâ fiyl Ard* ve in tübdû mâ fiy enfüsiküm ev tuhfûhu yuhasibküm BiHİllâh* feyağfiru limen yeşâu ve yuazzibu men yeşâ'* vAllâhu alâ külli şey'in Kadiyr;

Semâlarda ve arzda ne varsa Allâh'ındır (Esmâ'sının açığa çıkması için)... Bilinçlerinizde (düşündüğünüz) ne varsa, açıklasanız da gizleseniz de Allâh varlığınızdaki Hasiyb ismi özelliğiye size onun sonuçlarını yaşatır. Dilediğine mağfiret eder (örter), dilediğine de azap verir. Allâh her şeye Kaadir'dir.

285-) Âmener Rasûlü Bi mâ ünzile ileyhi min Rabbihî vel mu'minûn* küllün âmene Billâhi ve MelâiketiHİ ve KütübiHİ ve RusuliHİ, lâ nuferriku beyne ehadin min RusuliHİ, ve kalû semi'nâ ve eta'nâ ğufrâneke Rabbenâ ve ileyKEl masıyr;

Er Rasûl (Hz.Muhammed a.s.) Rabbinden (varlığını oluşturan Allâh Esmâ'sı bileşiminden) kendisine (şuuruna) inzâl olana (boyutsal bir geçiş yapan bilgiye) iman etmiştir. İman edenler de! Hepsi iman etti ("B" harfinin işaret ettiği anlam doğrultusunda) nefslerini oluşturan hakikatlerinin Allâh Esmâ'sı olduğuna, meleklerine (nefslerinin aslı olan Esmâ kuvvelerine), Kitaplarına (inzâl olan bilgilerine), Rasûllerine... O'nun Rasûlleri arasında (irsâl olmaları konusunda) hiçbir ayırım yapmayız... "Algıladık ve itaat ettik, mağfiretini isteriz Rabbimiz; dönüşümüz sanadır" dediler.

286-) Lâ yükellifullâhu nefsen illâ vüs'ahâ* lehâ mâ kesebet ve aleyhâ mektesebet* Rabbenâ lâ tüahıznâ in nesiynâ ev ahta'nâ* Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehu alelleziyne min kablinâ* Rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ Bih* va'fü annâ, vağfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfiriyn;
Allâh kimseyi kapasitesi dışındakinden mükellef tutmaz. (Yaptığı iyi işler sonucu) kazandığı da kendinedir, (zararlı işler sonucu) alacağı karşılık da kendinedir. Rabbimiz, unutursak veya hataya düşersek bizi bundan dolayı cezalandırma. Rabbimiz, bizden öncekilere yüklemiş olduğun ağır vecibeleri bize yükleme. Rabbimiz, takatimizin yetmeyeceği şeyleri de bize yükleme. Bizi affeyle, mağfiret eyle, rahmet et. Sen mevlâmızsın. Tüm hakikati örten seni inkâr edenlere (kâfirlere) karşı bizi zafere erdir.



TAHA Suresi'den...

20/14-) İnneniy ENellahulâ ilâhe illâ ENE fa'budniy ve ekımıs Salâte lizikriy;
"Kesinlikle Ben, evet Ben Allâh'ım! Tanrı yok, sadece BEN! Bana (Esmâ özelliklerimi açığa çıkarma işlevinle) kulluk et! Beni hatırlaman için salâtı yaşa!"

15-) İnnes saate atiyetün ekâdü uhfiyha litücza küllü nefsin Bima tes'a;
Muhakkak o saat (ölüm) gelecektir... Her nefsin, kendisinden açığa çıkanların sonucunu görüp yaşaması için, onun zamanını gizleyeceğim.
./..

131-) Ve lâ temüddenne ayneyke ila ma metta'na Bihi ezvacen minhüm zehretel hayatid dünya lineftinehüm fiyh* ve rizku Rabbike hayrun ve ebka;
Sakın gözlerini kaydırma, onlardan bir kısmına, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak (verilmiş) geçici fâni zenginliğe! Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha bâkîdir.

132-) Ve'mur ehleke Bis Salâti vastâbir aleyha* lâ nes'elüke rizka* nahnu nerzükuke, vel 'akıbetü littakva;
Yakınlarına salâtı (rabbine yönelişi) yaşamalarını emret; kendin de onda devamlı ol! Senden bir yaşam gıdası istemiyoruz; (aksine) senin yaşam gıdan bizden! Gelecek korunanındır.

16 Ekim 2013 Çarşamba

Nice guzel bayramlaraaaa...

Bayram tatilinin uzun olmasi, birinci gun Antalya kacamagi yapmamiza olanak sagladi... Annisimle babisim de buradaydi onlari yanina uctuk, konduk :)

Ailelerimizle birlikte harika bayramlarimiz OL'sun hepimizin... Insallah...

Tum kalbimle.........





20 Eylül 2013 Cuma

OLVİDO


Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
Yalnızlığımızla doldurup her yeri
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
Lavanta çiçeği kokan kederleri;
Hoyrattır bu akşamüstüler daima.

Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
Unutuşun o tunç kapısını zorlar
Ve ruh, atılan oklarla delik deşik;
İşte, doğduğun eski evdesin birden
Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
Susmuş ninnilerle gıcırdıyor beşik
Ve cümle yitikler, mağlûplar, mahzunlar...

Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir;
İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı
Hatırlar bir gün bir camı açtığını,
Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,
Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı...
Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.

Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla
Halay çeken kızlar misali kolkola.
Ya sizler! Ey geçmiş zaman etekleri,
İhtiyaç ağaçlı, kuytu bahçelerden
Ayışığı gibi sürüklenip giden;
Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Salınan etekler fısıltıyla, nazla.

Ebedi âşığın dönüşünü bekler
Yalan yeminlerin tanığı çiçekler
Artık olmayacak baharlar içinde.
Ey, ömrün en güzel türküsü aldanış!
Aldan, geçmiş olsa bile ümitsiz kış;
Her garipsi ayak izi kar içinde
Dönmeyen âşığın serptiği çiçekler.

Ya sen! Ey sen! Esen dallar arasından
Bir parıltı gibi görünüp kaybolan
Ne istersin benden akşam saatinde?
Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
Hatıraların bu uyanma vaktinde
Sensin hep, sen, esen dallar arasından.

Ey unutuş! Kapat artık pencereni,
Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
Çıkmaz artık sular altından o dünya.
Bir duman yükselir gibidir kederden
Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.
Amansız gecenle yayıl dört yanıma
Ey unutuş! Kurtar bu gamlardan beni.


 Ahmet Muhip DRANAS
 
 

19 Eylül 2013 Perşembe

Mesnevi- ilk 18 beyit.........

Dolunay gecesi okumamız, algılamamız için...
-------------------------------------------------------------- Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor; ayrılıkları nasıl anlatıyor.
Diyor ki: Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımla erkek de ağlayıp inlemiştir, kadın da.
Ayrılıktan parça parça olmuş bir gönül isterim ki iştiyak derdini anlatayım ona.
Aslından uzak kalan kişi, buluşma zamanını arar durur.
Ben her toplulukta ağladım, inledim; iyi hallilerle de eş oldum, kötü hallilerle de.
Herkes kendi zannınca dost oldu bana; İçimdeki sırlarımı ise kimse aramadı.
Benim sırrım, feryâdımdan uzak değil; fakat gözde, kulakta o ışık yok.
Beden candan, can da bedenden gizli değil; fakat kimseye Cânı görmeye izin yok.
Ateştir neyin bu sesi, yel değil. Kimde bu ateş yok ise, yok olsun o kişi.
Aşk ateşidir ki neye düştü; aşk coşkunluğudur ki şaraba düştü.
Ney, bir dosttan ayrılana eştir, dosttur; perdeleri, perdemizi yırttı-gitti.
Ney, kanlarla dolu bir yolun sözünü etmede; Mecnûn'un aşk hikâyelerini anlatmada.
Ney gibi bir zehri, ney gibi bir panzehri kim gördü? Ney gibi bir solukdaşı, bir iştiyâk çekeni kim gördü?
Bu aklın mahremi, akılsızdan başkası değildir; dile de kulaktan başka müşteri yoktur.
Gamımızla günler geçti, akşamlar oldu; günler yanışlarla yoldaş kesildi de yandı-gitti.
Günler geçip gittiyse, de ki: Geçin gidin, pervamız yok. Sen kal ey dost, temizlikte sana benzer yok.
Balıktan başka herkes suya kandı, rızkı olmayanın da günü uzadıkça uzadı.
Ham, pişkin, olgun kişinin hâlini hiç mi, hiç anlayamaz; Öyleyse sözü kısa kesmek gerek vesselâm.

19 Eylül Dolunay...

Bugün saat 14:12 , Dolunay saati idi... yine etkileri uzun sürecek bir Dolunay daha... sabır ve karşılıklı anlayışın tavan yapmasını diliyorum... etkiler çok, özellikle Yengeç burcunda duygusal patlamalara dikkat... sakin, sessiz kalmakta fayda var!! 
Unutmayın!!!! 

Söz gümüşse sükut altınıdır...

Her zaman ki gibi JUNO çok güzel anlatmış... 

"...Şu alemde yerini, görevini sınırını bilmekte zorlananlar sadece İnsan Evlatlarıdır :)..." bu muhteşem cümle aslında herşeyi anlatıyor...


 Güzel enerjilerin ve güzel insanların hayatınızda olduğu, değerlerin bilindiği, karşılık beklemeden sevmenin hayatınız tam göbeğinde olduğu bir ay diliyorum...

Tüm kalbimle...

17 Eylül 2013 Salı

1 yıl oldu Anneannem...

Dedemin yanına koyalı seni bir yıl oldu... hep yanımdaydın aslında... hiç beni bırakmamış gibi... 
bazen dalıp, 
gittiğini unutuyordum... 
tam 37 sene o kadar içiçe olmuşuz ki, sensiz olmaz gibi gelirdi... hayatımın her evresinde yanımdaydın... 

Ananem bu bir yıl boyunca hep seninle konuştum... dertleştim... her barbunya yapışımda içine havuç da, sarmısak da koydum anane dedim... hep kesik limonunuz var mı diye, sorduk ve gülüştük... :) Rahmetler yolladık... Nur içinde yatsın diye dualar ettik...

Gidişinden bir gün önce birlikteydik... ananem, dedim... sana balık yaptırdım, en sevdiklerinden palamud yer misin? dedim... yemedin ananem... uyumak ister gibiydi.... sonra aniden gözlerini açtın ve titredin, inledin... yukarlara baktın... gelmişlerdi seni almaya ananem anladım ama anlamak istemedim ya da anlamamazlıktan geldim diyelim... 
Anneme telefonda sadece çok kötü diyebildim... 
Gidiyor ananem diyemedim... :( 

Sarıldım, öptüm, kokladım seni... doktorlara emanet ettim bıraktım... hep öperdim ya ellerini pamuğum diye... senin ellerin pamuk asıl der, sen öperdin ellerimi... aynı beni büyütürken öpüp kokladığın gibi... o günler gelirdi aklına heralde... bebek ellerimi öper gibi öperdin...

Senin hakkını ödemek mümkün değil de biraz olsun torunluk görevimi yapabildiysem ne mutlu bana... 

Hep dualarımdasın ananem... hep birlikteyiz... 
Nur içinde yatın dedem anneannem... 
Mekanınız cennet olsun inşallah...


12 Eylül 2013 Perşembe

benim-oglusum-buyumus-de-neler-yaparmıs





Bilgisayar kurdu ve oyun canavarı olan oğluşum Youtube'da da videolar yayınlamaya başladı...

Güzel paylaşımlar diliyorum...

Ekinim benim...


Ekinimin büyüdüğünü her karede daha çok fark ediyorum... 
onu izlemek ve varlığına şükretmekten başka birşey gelmiyor elimden... Allahım zamansız ayırmasın inşallah...(Amin)

Kuzum... Canım Ekinim

Kuzum... Canım Ekinim

Öne Çıkan Yayın

Penye ip sepetlerim vol.2

Çeşitlerden çeşit... başladınız mı dursuramıyorsunuz kendinizi... çook sevdim ben bu işi ;)

Kıraç-Zeynebim... dedeciğimin bana okuduğu türkü... dualarımdasın dedem...

http://youtu.be/Q2hOyeGaVM8